Bookmark and Share

Emisyon Ticaret Sistemi, MRV


İklimdeki değişimlerin gözle görünür hale gelmesi ve bu değişimlerin insan kaynaklı faaliyetler sonucu ortaya çıktığını destekleyen bilimsel çalışmaların artması sonucunda ülkeler 1992 yılında Rio Dünya Zirvesi olarak anılan toplantıda bir araya gelip Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesini hazırlamışlardır. 1997 yılında Sözleşme’nin Kyoto Protokolü hazırlanmış ve Sözleşme’nin Ek-1 listesinde bulunan ülkelere sayısal sera gazı azaltım yükümlülükleri vererek 2005 yılında yürürlüğe girmiştir.

Türkiye; Protokolün ilk yükümlülük döneminde (2008–2012) sayısallaştırılmış sera gazı salım azaltım yükümlülüğü almadığı için bu mekanizmadan yararlanamamaktadır. Kyoto Protokolü altında yürüyen bu mekanizmalardan bağımsız olarak yürüyen, Gönüllü Karbon Pazarı ülkemizde 2012 yılına kadar uygulanabilen tek seçenektir.

Kyoto Protokolü, Tarafların emisyon sınırlama veya azaltım yükümlülüklerini yerine getirmelerini kolaylaştırmak üzere ulusal önlemlerini destekleyici nitelikte esneklik mekanizmalarını oluşturmuştur. Bu mekanizmalar, Emisyon Ticareti (Emission Trade), Temiz Kalkınma Mekanizması (Clean Development Mechanism) ve Ortak Yürütme (Joint Implementation)’den meydana gelmektedir.

Piyasa temelli esneklik mekanizması olan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), Kyoto Protokolü altında sayısallaştırılmış emisyon azaltım yükümlülüğü alan ülkelere emisyon hedeflerini gerçekleştirmelerinde kolaylık sunmaktadır. Protokol’e taraf ülkeler arasında gerçekleştirilen emisyon ticaret sistemi, emisyon azaltım yükümlülüğüne göre daha fazla azaltım sağlayan taraf ülkenin ilave azaltımlarını başka ülkeye satma hakkını sağlar. Bunun yanı sıra, bölgesel ve ülke çaplı geliştirilen ETS’ler de bulunmaktadır.

Sistem, 25 Ekim 2003’de yayımlanan 2003/87/EC no’lu AB Direktifi esas alınarak kurulmuştur. 2005 yılında uygulanmaya başlayan sistemde her emisyon salınımcıya atanan AB emisyon tahsislerinin (EUA) miktarı üye ülkeler tarafından hazırlanan ve Avrupa Komisyonu tarafından onaylanan Ulusal Tahsis Planlarında belirlenmiştir.

Sistem dört ana prensip esasında çalışmaktadır:

  • ‘Sınırla ve pazarla’ sistemi (cap-and-trade)
  • İlgili sektörlerden katılımın zorunluluğu
  • Güçlü uyum çerçevesi
  • Kyoto Protokolü kapsamında tarafların emisyon sınırlama veya azaltım yükümlülüklerini kolaylaştırmaları amacıyla ulusal düzenlemeleri destekleyici mekanizmalar:

2005-2007: Birinci faz ‘öğrenme dönemi’

2008-2012: İkinci faz - Kyoto Protokolü’nün ilk evresi kapsamında daha sıkı önlemler ve sınırlamalar getirilmiştir.

2013-2020: Revizyon çalışmaları başlamıştır.

Durban’da yapılan iklim görüşmelerinde 2012 sonrası dönemde sadece gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler değil, tüm ülkelerin azaltım taahhüdü vereceği yeni bir iklim rejimi dizayn edilmesi gerektiği ifade edilmiş, bu kapsamda 2015 yılında yeni bir hukuki metin üzerinde anlaşma sağlanması ve bu yeni sistemin 2020 yılında yürürlüğe girmesi hedeflenmektedir.
2012 sonrası dönem için karbon piyasasının oluşturulması sürecinde, bu konuda öncü, ülkemizin de içinde bulunduğu ve 25 devletin Dünya Bankası aracılığıyla bir araya gelerek oluşturulan “Karbon Piyasasına Hazırlık Ortaklığı-PMR” sayesinde Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kapasite geliştirme faaliyetleri için hibe kaynaklara erişim imkanına sahip olmuş ve ülkenin karbon varlıklarının azami değerinden işlem görmesi için gerekli uluslararası işbirliği fırsatlarını yakalamıştır.

  1. Mevcut durum analizi ve sektörlerde izleme, raporlama ve doğrulama (MRV) sisteminin uygulanması, doğrulama kapasitesi ve kamu kurumları için ihtiyaç analizi;
  2. MRV sisteminin işletilmesine yönelik kapasitenin geliştirilmesi için önerilen ayrıntılı eylemlerin hazırlanması;
  3. Örnek MRV raporlarının ve şablonlarının geliştirilmesi; ve
  4. Pazar mekanizmalarının uygulanmasının etki analizi ve fayda-maliyet analizlerinin yapılmasının yanı sıra bu tür sistemlerin işletilmesi için önerilen ayrıntılı eylemlerin hazırlanması.
  5. İzleme, Doğrulama ve Raporlama (MRV) Sisteminin Kurulması AB Emisyon Ticareti ile uyumlu tesis seviyesinde izleme yapılması Doğrulama ve Raporlama Bilgi alışverişinin geliştirilmesi
  6. Kapasite Geliştirme MRV çalışmalarının, analizlerinin yapılması, kılavuz dokümanların hazırlanması Kamuda ve özel sektörde kapasitenin geliştirilmesi Doğrulama ve raporlama konusunda kapasitenin geliştirilmesi Sürekli bilgi alışverişi için gerekli yapının kurulması
  7. Pilot Çalışma-bütçe yeterli olursa: Sektörel kredilendirme ve Ticaret Sistemleri için seçeneklerin araştırılması Bir borsa altında pilot karbon pazarının kurulması

Yönetmelik ile;

  • Ulusal emisyonların yaklaşık %50’si tesis seviyesinde, çok hassas bir şekilde izlenmeye başlanacaktır,
  • Tahminen 2000 adet tesis, izleme, doğrulama ve raporlama sürecine tabi olacaktır
  • Doğrulayıcılar vasıtası ile, tesis bazında, yerinde inceleme ve emisyon raporlarının doğruluğunun kontrolü sağlanmış olacaktır.
  • İklim değişikliği ve çevre politikalarını oluşturmaya yönelik bilgi ve veri üretimi sağlanmış olacaktır (örneğin; tesis bazında teknoloji veri tabanı, emisyon faktörleri, faaliyet verileri, vb).
  • Yönetmelik kapsamında tesislerin raporlama yükümlülüğü 2016 yılında başlayacaktır. AB müzakerelerinde çevre faslının halen açık olduğu düşünülecek olursa bu konunun önemi daha da iyi anlaşılabilir.

Mevzuat konusunda yapılan çalışmalar:

Mevcut 
  • Sera Gazı Emisyon Azaltımı Sağlayan Projelere İlişkin Sicil İşlemleri Tebliği (7/8/2010 tarihli ve 27665 sayılı Resmi Gazete) 
  • Sera gazı emisyonlarının takibi (izlenmesi, doğrulanması ve raporlaması) hakkında yönetmelik (25/04/2012 tarih ve 28274 sayılı Resmi Gazete)
Planlanan 
  • Uluslararası havacılık sektöründen kaynaklanan sera gazı emisyonlarının izlenmesi ve raporlamasına ilişkin yönetmelik (2012) 
  • Atık sektöründen kaynaklanan sera gazı emisyonlarının izlenmesi ve raporlamasına ilişkin yönetmelik (2014) 
  • Sera Gazı Emisyonu azaltıcı faaliyetlerin (plan, program, proje, yatırım…) kayıt altına alınmasına ilişkin düzenleme (2014 sonrası)

 

Emisyon Ticareti (Emission Trade - ET), Temiz Kalkınma Mekanizması (Clean Development Mechanism - CDM) ve Ortak Yürütme (Joint Implementation - JI). ETS içinde, Yönerge tarafından belirlenen tesisler (genelde enerji santralleri, büyük yakma tesisleri, petrol rafinerileri, kok fırınları, demir-çelik fabrikaları, çimento fabrikaları gibi yüksek karbondioksit yayan tesisler) için azami emisyon salınım izinleri verilir. Üye ülkeler için belirlenmiş izinler yıllık olarak Avrupa Komisyonu tarafından belirlenir. Üye ülkeler de ülke içindeki tesislere ücretsiz salınım hakkı vermektedir. Sistemin özünü oluşturan kısımda ise, yıl sonunda bu izinleri aşmayan tesisler, sınırları aşan tesislere artakalan miktarları satabilmektedir. Fiyatlandırma, o yıldaki arz ve talebe göre değişmektedir.

Salınım izinleri birkaç uygulama dönemine ayrılmıştır:

AB ETS Kyoto Protokolü’nü onaylayan üçüncü ülkelerle de ‘sınırla ve pazarla’ ilkesini geliştirmektedir.

Ayrıca emisyon azaltımı, iklim değişikliği, kapasite oluşturma ve destekler konuları da Durban toplantısı gündeminde yer almıştır. Bu konudaki çalışmaların devam edeceği ifade edilmiştir. İklim, bu toplantıdan itibaren artık bir kalkınma sorunu olarak ele alınmaya başlamıştır.

Ölçülebilir, doğrulanabilir, raporlanabilir sistem kurulmasının güvenilir veri toplanmasını sağlayabileceği, bunun da doğru politikalar üretmeye katkı sağlayacağı bildirilmiştir.

Ülkemizde Emisyon Ticaret Sistemi’ne yönelik yapılan çalışmalar kapsamında ilk olarak hazırlanan “Ulusal İklim Değişikliği Strateji Belgesi” ile ilgili sektörlerde sera gazı emisyonu kontrolü ve iklim değişikliğine uyuma yönelik ilkeler ve stratejik hedeflerin belirlenmiş, bu Strateji Belgesi’nin uygulamaya geçebilmesi için İklim Değişikliği Eylem Planının (İDEP) tamamlanmıştır.

Özel konumu nedeniyle Kyoto Protokolü’nün emisyon ticareti mekanizmalarından yararlanamayan ülkemizde, Gönüllü Karbon Piyasası’nda çoğu hidroelektrik, rüzgar ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji alanlarında olan 170’in üzerinde proje geliştirilmiştir, bu projelerin kayıt altına alınmasına ilişkin karbon sicili oluşturulmuştur.

Bu kapsamda yapılacak çalışmalar şunlardır:

İklim değişikliği ile mücadele kapsamında önemli bir adım olan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan “Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik” 25 Nisan 2012 tarih ve 28274 sayılı Resmi Gazete’de ile yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yönetmeliğin amacı Kyoto Protokolü Ek.I listesinde yer alan (ulusal sera gazı emisyonlarının önemli bir kısmını teşkil eden elektrik ve buhar üretimi, çimento, demir-çelik, seramik, kireç, kağıt ve cam üretimi gibi) faaliyetlerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının izlenmesi, doğrulanması ve raporlanmasıdır.

Yönetmeliğe ulaşmak için tıklayın.

ETS linki: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Karbon Kayıt Sistemi linki için tıklayın

 

 


Yasal uyarı

Bu sayfalarda yasal yükümlülüklerinin yerine getirilmesine rehberlik edecek yardımcı bilgiler yer almaktadır. Mevzuat konusunda tek güvenilir kaynak yasanın kendisi olup, bu sitedeki bilgiler yasal öneri niteliği taşımamaktadır. İMMİB, bu web sitesinin içeriğinden kaynaklanan herhangi bir yasal sorumluluğu kabul etmez.